HEDEFLERİMİZ
Hocanın biri camide vaaz
veriyormuş. Bakın camiye para vermiyorsunuz ama kumara para veriyorsunuz. Kahveciyi
zengin ettiniz. En iyi kadın kahveci de, en iyi araba kahveci de en iyi ev
kahvecide demiş. Bu vaazı dinleyen cemaatten biri iki yıl sonra hocanın yanına
gelmiş. Hocam demiş Allah senden razı olsun. İki yıl önce bir vaaz verdin
hayatım değişti. Hoca demiş namaza mı başladın? Sadaka mı veriyorsun? Yetimlere
mi bakıyorsun? Adam demiş; yok hocam sen her şeyin güzeli kahvecide dedin ben
de kahve açtım kumar oynatıyorum.
Hoca ne anlatırsa anlatsın
insanlar hedeflerine göre hareket etmektedir. Hedefi yanlış olanın hayatı da
yanlış olur.
Başarı demek hedefe yaklaşmak
demektir ancak hedefinizi yanlış seçerseniz bu sizin esas başarısızlığınız
olur. En önemli başarı hedefi doğru tahmin etmektir.
Bir kişi Artvin’e gitmesi
gerekirken çok hızlı bir şekilde İstanbul a giderse onun hızlı gitmesi başarı
değildir. Tam tersine ne kadar hızlı olur ise hedeften o kadar uzaklaşır. Yani o
kadar başarısız olur.
Hayatta başarılı olabilmek için
hedeflerimizi doğru seçmelidir.
İşi doğru yapmaktan daha önemlisi
doğru işi yapmaktır.
Doğru hedefi seçmek için ise
kendimizi ve dünyayı iyi tanımalıyız.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.
Demiştir Yunus EMRE
İnsan kendini ve dünyaya geliş
gayesini iyi bilmeli buna uygun hedefler seçmelidir. Dünya ve ahiret mutluluğunu
sağlayacak bu hedef doğrultusunda çalışmalıdır.
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr
yön veremez. Hedefsiz bir insan hedefine ne kadar yaklaştığını bilemediğinden başarının
tadını da alamaz.
İhtiyaçlar hiyerarşisinde en
önemli ihtiyaçlardan biri de insanın kendini gerçekleştirmesi, başarılı olma
duygusudur. O nedenle hedefimiz net ve açık olursa ona ulaşacak yolları
bulmamız ya da açmamız daha kolay ve haz verici olacaktır.
Amerika da yapılan bir
araştırmaya göre insanı en çok mutlu eden sosyalleşmektir. Mutlu olmak
hedefimiz ise insanlar ile iyi geçinmeli insanlara yardımcı olmalıyız.
Risale-i Nur eserlerinde
belirtildiği gibi “kimin amacı milleti
ise o kişi tek başına millet gibi güçlüdür”. O nedenle hedeflerimizi
kendimizden çok ailemiz ve milletimiz için faydalı seçersek daha güçlü ve mutlu
oluruz.
Bir Amerika’lı Müslüman profesör
şunu anlatmaktadır.
Bazen çok çalışıp sınavda
başarısız olan ve az çalışıp başarılı olan öğrenciler oluyor. İster istemez
sınav kâğıdına göre not veriyorum ama çok üzülüyorum. Çünkü çalışan kişi
çalıştığını karşılığını alamamaktadır. İnsan sonuç odaklı ödüllendirir. Allah
ise çalışmana göre ödüllendirir. Allah adildir diyor. Yani eğer ki gayemiz Allah
rızası olursa hiçbir çalışmamız boşa gitmeyecektir. Çalışmanın kendisi bizzat
başarı ve hedef olmuş olacaktır. Kısacası insan zaferden değil seferden sorumludur.
İnsan hedefine ulaşmaktan çok önündeki engelleri kaldırmak ile ilgilenmelidir. Dikkatini
geleceğe ve geçmişe dağıtmadan şu an elinden geleni yapmalıdır. Atatürk “bir işi yapmak için ben sadece engelleri
kaldırırım”. O iş o zaman kendiliğinden olur demiştir.
İnsanın önünde en büyük engel ise
ben yapamam düşüncesidir. Yapabilmek için önce hayal sonra inanç gerekir.
Şimdi hedeflerimizi yenilemenin,
büyük hedefler seçmenin, millet için çalışmanın tam zamanı değil mi? 20180320
RAMAZAN TAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder