20 Mart 2018 Salı

HEDEFLERİMİZ

HEDEFLERİMİZ

Hocanın biri camide vaaz veriyormuş. Bakın camiye para vermiyorsunuz ama kumara para veriyorsunuz. Kahveciyi zengin ettiniz. En iyi kadın kahveci de, en iyi araba kahveci de en iyi ev kahvecide demiş. Bu vaazı dinleyen cemaatten biri iki yıl sonra hocanın yanına gelmiş. Hocam demiş Allah senden razı olsun. İki yıl önce bir vaaz verdin hayatım değişti. Hoca demiş namaza mı başladın? Sadaka mı veriyorsun? Yetimlere mi bakıyorsun? Adam demiş; yok hocam sen her şeyin güzeli kahvecide dedin ben de kahve açtım kumar oynatıyorum.
Hoca ne anlatırsa anlatsın insanlar hedeflerine göre hareket etmektedir. Hedefi yanlış olanın hayatı da yanlış olur.
Başarı demek hedefe yaklaşmak demektir ancak hedefinizi yanlış seçerseniz bu sizin esas başarısızlığınız olur. En önemli başarı hedefi doğru tahmin etmektir.
Bir kişi Artvin’e gitmesi gerekirken çok hızlı bir şekilde İstanbul a giderse onun hızlı gitmesi başarı değildir. Tam tersine ne kadar hızlı olur ise hedeften o kadar uzaklaşır. Yani o kadar başarısız olur.
Hayatta başarılı olabilmek için hedeflerimizi doğru seçmelidir.
İşi doğru yapmaktan daha önemlisi doğru işi yapmaktır.
Doğru hedefi seçmek için ise kendimizi ve dünyayı iyi tanımalıyız.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.
Demiştir Yunus EMRE

İnsan kendini ve dünyaya geliş gayesini iyi bilmeli buna uygun hedefler seçmelidir. Dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak bu hedef doğrultusunda çalışmalıdır.
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yön veremez. Hedefsiz bir insan hedefine ne kadar yaklaştığını bilemediğinden başarının tadını da alamaz.
İhtiyaçlar hiyerarşisinde en önemli ihtiyaçlardan biri de insanın kendini gerçekleştirmesi, başarılı olma duygusudur. O nedenle hedefimiz net ve açık olursa ona ulaşacak yolları bulmamız ya da açmamız daha kolay ve haz verici olacaktır.
Amerika da yapılan bir araştırmaya göre insanı en çok mutlu eden sosyalleşmektir. Mutlu olmak hedefimiz ise insanlar ile iyi geçinmeli insanlara yardımcı olmalıyız.
Risale-i Nur eserlerinde belirtildiği gibi “kimin amacı milleti ise o kişi tek başına millet gibi güçlüdür”. O nedenle hedeflerimizi kendimizden çok ailemiz ve milletimiz için faydalı seçersek daha güçlü ve mutlu oluruz.
Bir Amerika’lı Müslüman profesör şunu anlatmaktadır.
Bazen çok çalışıp sınavda başarısız olan ve az çalışıp başarılı olan öğrenciler oluyor. İster istemez sınav kâğıdına göre not veriyorum ama çok üzülüyorum. Çünkü çalışan kişi çalıştığını karşılığını alamamaktadır. İnsan sonuç odaklı ödüllendirir. Allah ise çalışmana göre ödüllendirir. Allah adildir diyor. Yani eğer ki gayemiz Allah rızası olursa hiçbir çalışmamız boşa gitmeyecektir. Çalışmanın kendisi bizzat başarı ve hedef olmuş olacaktır. Kısacası insan zaferden değil seferden sorumludur. İnsan hedefine ulaşmaktan çok önündeki engelleri kaldırmak ile ilgilenmelidir. Dikkatini geleceğe ve geçmişe dağıtmadan şu an elinden geleni yapmalıdır. Atatürk “bir işi yapmak için ben sadece engelleri kaldırırım”. O iş o zaman kendiliğinden olur demiştir.
İnsanın önünde en büyük engel ise ben yapamam düşüncesidir. Yapabilmek için önce hayal sonra inanç gerekir.
Şimdi hedeflerimizi yenilemenin, büyük hedefler seçmenin, millet için çalışmanın tam zamanı değil mi? 20180320

RAMAZAN TAN 

Hiç yorum yok: