Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür.
Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine
koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler
zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak
düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama
vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin
engellediğini anlamakta zorluk çeker.
Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden
fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına
geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm
pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar!
Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır
ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne
sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama
kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel
kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini gösterir.
Buna 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı
en üst nokta, onun cam tavanıdır.
Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.
Yapabileceğin, yapabileceğini düşündüğün kadardır.
2 Mayıs 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder